Beled

البلد

20 ayet · Mekki · Nüzul 35 · Mekke, orta dönem

Ayet 1

لَآ أُقۡسِمُ بِهَٰذَا ٱلۡبَلَدِ

Andolsun bu beldeye

Ayet 2

وَأَنتَ حِلُّۢ بِهَٰذَا ٱلۡبَلَدِ

Ki sen bu beldede oturmaktasın

Ayet 3

وَوَالِدࣲ وَمَا وَلَدَ

Ve and olsun baba ve çocuğuna

Ayet 4

لَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ فِي كَبَدٍ

Biz insanı gerçekten bir sıkıntı içinde yarattık

Ayet 5

أَيَحۡسَبُ أَن لَّن يَقۡدِرَ عَلَيۡهِ أَحَدࣱ‏

İnsan, kendisine karşı kimse güç yetiremez mi sanıyor

Ayet 6

يَقُولُ أَهۡلَكۡتُ مَالࣰ ا لُّبَدًا

Ben, yığın yığın mal yok ettim diyor

Ayet 7

أَيَحۡسَبُ أَن لَّمۡ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ

Kendisini bir gören olmadı mı sanıyor

Ayet 8

أَلَمۡ نَجۡعَل لَّهُۥ عَيۡنَيۡنِ

Biz ona iki göz vermedik mi

Ayet 9

وَلِسَانࣰ ا وَشَفَتَيۡنِ

Bir dil ve iki dudak

Ayet 10

وَهَدَيۡنَٰهُ ٱلنَّجۡدَيۡنِ

Ona iki yolu gösterdik

Ayet 11

فَلَا ٱقۡتَحَمَ ٱلۡعَقَبَةَ

Fakat o, o sarp yokuşa göğüs veremedi

Ayet 12

وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡعَقَبَةُ

Bildin mi sen, o sarp yokuş nedir

Ayet 13

فَكُّ رَقَبَةٍ

Köle azat etmek

Ayet 14

أَوۡ إِطۡعَٰمࣱ فِي يَوۡمࣲ ذِي مَسۡغَبَةࣲ‏

Veya salgın bir kıtlık gününde yemek yedirmektir

Ayet 15

يَتِيمࣰ ا ذَا مَقۡرَبَةٍ

Yakınlığı olan bir yetime

Ayet 16

أَوۡ مِسۡكِينࣰ ا ذَا مَتۡرَبَةࣲ‏

Veya hiçbir şeyi olmayan yoksula

Ayet 17

ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَتَوَاصَوۡاْ بِٱلصَّبۡرِ وَتَوَاصَوۡاْ بِٱلۡمَرۡحَمَةِ

Sonra da iman edip de sabrı tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmaktır

Ayet 18

أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡمَيۡمَنَةِ

İşte bunlar, amel defterleri sağlarından verilenlerdir

Ayet 19

وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِـَٔايَٰتِنَا هُمۡ أَصۡحَٰبُ ٱلۡمَشۡـَٔمَةِ

Âyetlerimizi tanımayanlar ise, onlardır işte amel defterleri sollarından verilenler

Ayet 20

عَلَيۡهِمۡ نَارࣱ مُّؤۡصَدَةُۢ

Onların üzerlerine bir ateş bastırılıp kapıları kapanacaktır