Târık

الطارق

17 ayet · Mekki · Nüzul 36 · Mekke, orta dönem

Ayet 1

وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ

Andolsun o göğe ve Târık'a

Ayet 2

وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ

Târık nedir, bildin mi

Ayet 3

ٱلنَّجۡمُ ٱلثَّاقِبُ

O, karanlığı delen yıldızdır

Ayet 4

إِن كُلُّ نَفۡسࣲ لَّمَّا عَلَيۡهَا حَافِظࣱ‏

Hiçbir nefis yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın

Ayet 5

فَلۡيَنظُرِ ٱلۡإِنسَٰنُ مِمَّ خُلِقَ

Onun için insan neden yaratıldığına bir baksın

Ayet 6

خُلِقَ مِن مَّآءࣲ دَافِقࣲ‏

Atılan bir sudan yaratıldı

Ayet 7

يَخۡرُجُ مِنۢ بَيۡنِ ٱلصُّلۡبِ وَٱلتَّرَآئِبِ

O su, erkeğin sulbü ile kadının göğüs kemikleri arasından çıkar

Ayet 8

إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجۡعِهِۦ لَقَادِرࣱ‏

Elbette Allah'ın onu döndürmeye gücü yeter

Ayet 9

يَوۡمَ تُبۡلَى ٱلسَّرَآئِرُ

O gün bütün sırlar yoklanıp, meydana çıkarılır

Ayet 10

فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةࣲ وَلَا نَاصِرࣲ‏

İnsanın o gün ne bir gücü vardır, ne de bir yardımcısı

Ayet 11

وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجۡعِ

Andolsun o dönüşlü göğe

Ayet 12

وَٱلۡأَرۡضِ ذَاتِ ٱلصَّدۡعِ

O yarılıp çatlayan yere

Ayet 13

إِنَّهُۥ لَقَوۡلࣱ فَصۡلࣱ‏

Kuşkusuz Kur'ân, ayırıcı bir sözdür

Ayet 14

وَمَا هُوَ بِٱلۡهَزۡلِ

O asla bir şaka değildir

Ayet 15

إِنَّهُمۡ يَكِيدُونَ كَيۡدࣰ ا

Haberin olsun ki, kâfirler hep hile kuruyorlar

Ayet 16

وَأَكِيدُ كَيۡدࣰ ا

Ben de hilelerine karşılık veririm

Ayet 17

فَمَهِّلِ ٱلۡكَٰفِرِينَ أَمۡهِلۡهُمۡ رُوَيۡدَۢا

Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı