Nâziât

النازعات

46 ayet · Mekki · Nüzul 81 · Mekke, geç dönem

Ayet 1

وَٱلنَّٰزِعَٰتِ غَرۡقࣰ ا

Andolsun şiddetle çekip çıkaranlara

Ayet 2

وَٱلنَّٰشِطَٰتِ نَشۡطࣰ ا

Usulcacık çekenlere

Ayet 3

وَٱلسَّٰبِحَٰتِ سَبۡحࣰ ا

Yüzüp yüzüp gidenlere

Ayet 4

فَٱلسَّٰبِقَٰتِ سَبۡقࣰ ا

Yarışıp geçenlere

Ayet 5

فَٱلۡمُدَبِّرَٰتِ أَمۡرࣰ ا

Derken bir iş çevirenlere kasem olsun (ki kıyamet var)

Ayet 6

يَوۡمَ تَرۡجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ

O gün deprem sarsar

Ayet 7

تَتۡبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ

Onu ikinci bir sarsıntı izler

Ayet 8

قُلُوبࣱ يَوۡمَئِذࣲ وَاجِفَةٌ

Yürekler vardır, o gün kaygıdan hoplar

Ayet 9

أَبۡصَٰرُهَا خَٰشِعَةࣱ‏

Gözler kalkmaz saygıdan

Ayet 10

يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرۡدُودُونَ فِي ٱلۡحَافِرَةِ

Diyorlar ki: "Biz tekrar eski halimize mi döndürülecekmişiz

Ayet 11

أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمࣰ ا نَّخِرَةࣰ‏

Biz, çürümüş kemikler olduktan sonra ha

Ayet 12

قَالُواْ تِلۡكَ إِذࣰ ا كَرَّةٌ خَاسِرَةࣱ‏

Öyleyse bu çok zararlı bir dönüştür." dediler

Ayet 13

فَإِنَّمَا هِيَ زَجۡرَةࣱ وَٰحِدَةࣱ‏

Fakat o bir tek haykırıştır

Ayet 14

فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ

Bir de bakarsın hepsi meydandadır

Ayet 15

هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ

Musa'nın haberi sana geldi mi

Ayet 16

إِذۡ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلۡوَادِ ٱلۡمُقَدَّسِ طُوًى

Hani Rabbi ona kutsal vaadi Tuva'da seslenmişti

Ayet 17

ٱذۡهَبۡ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ

Haydi, demişti, git Firavun'a, çünkü o çok azdı

Ayet 18

فَقُلۡ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ

De ki: İster misin arınasın

Ayet 19

وَأَهۡدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخۡشَىٰ

Seni Rabbinin yoluna ileteyim de ondan korkasın

Ayet 20

فَأَرَىٰهُ ٱلۡأٓيَةَ ٱلۡكُبۡرَىٰ

Musa Firavun'a o büyük mucizeyi gösterdi

Ayet 21

فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ

Fakat Firavun yalanladı, karşı geldi

Ayet 22

ثُمَّ أَدۡبَرَ يَسۡعَىٰ

Sonra koşarak dönüp gitti

Ayet 23

فَحَشَرَ فَنَادَىٰ

Derken adamlarını topladı da bağırdı

Ayet 24

فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلۡأَعۡلَىٰ

Ben sizin en yüce Rabbinizim" dedi

Ayet 25

فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلۡأٓخِرَةِ وَٱلۡأُولَىٰٓ

Allah da onu tuttu, dünya ve ahiret azabıyla yakalayıverdi

Ayet 26

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَعِبۡرَةࣰ لِّمَن يَخۡشَىٰٓ

Kuşkusuz bunda, saygı duyacaklar için bir ibret vardır

Ayet 27

ءَأَنتُمۡ أَشَدُّ خَلۡقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُۚ بَنَىٰهَا

Yaratılışça siz mi daha çetinsiniz, yoksa gök mü? Onu Allah bina etti

Ayet 28

رَفَعَ سَمۡكَهَا فَسَوَّىٰهَا

Tavanını yükseltti, onu bir düzene koydu

Ayet 29

وَأَغۡطَشَ لَيۡلَهَا وَأَخۡرَجَ ضُحَىٰهَا

Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı

Ayet 30

وَٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ

Bundan sonra da yeryüzünü döşedi

Ayet 31

أَخۡرَجَ مِنۡهَا مَآءَهَا وَمَرۡعَىٰهَا

Ondan suyunu ve otlağını çıkardı

Ayet 32

وَٱلۡجِبَالَ أَرۡسَىٰهَا

Dağlarını oturttu

Ayet 33

مَتَٰعࣰ ا لَّكُمۡ وَلِأَنۡعَٰمِكُمۡ

Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için

Ayet 34

فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلۡكُبۡرَىٰ

Fakat o her şeyi bastıran büyük felaket geldiği vakit

Ayet 35

يَوۡمَ يَتَذَكَّرُ ٱلۡإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ

O, insanın neyin peşinde koştuğunu anladığı gün

Ayet 36

وَبُرِّزَتِ ٱلۡجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ

Gören kimseler için cehennem hortlatıldığı vakit

Ayet 37

فَأَمَّا مَن طَغَىٰ

Artık her kim azgınlık etmiş

Ayet 38

وَءَاثَرَ ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا

Ve dünya hayatını tercih etmişse

Ayet 39

فَإِنَّ ٱلۡجَحِيمَ هِيَ ٱلۡمَأۡوَىٰ

Kuşkusuz onun varacağı yer cehennemdir

Ayet 40

وَأَمَّا مَنۡ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفۡسَ عَنِ ٱلۡهَوَىٰ

Kim de Rabbinin divanında durmaktan korkmuş, nefsini boş heveslerden menetmiş ise

Ayet 41

فَإِنَّ ٱلۡجَنَّةَ هِيَ ٱلۡمَأۡوَىٰ

Kuşkusuz onun varacağı yer cennettir

Ayet 42

يَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرۡسَىٰهَا

Sana o kıyameti soruyorlar, ne zaman kopacak diye

Ayet 43

فِيمَ أَنتَ مِن ذِكۡرَىٰهَآ

Sen nerde, onu anlatmak nerde

Ayet 44

إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ

Onun son ilmi Rabbine aittir

Ayet 45

إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخۡشَىٰهَا

Sen ancak ondan korkacak olanları uyarıcısın

Ayet 46

كَأَنَّهُمۡ يَوۡمَ يَرَوۡنَهَا لَمۡ يَلۡبَثُوٓاْ إِلَّا عَشِيَّةً أَوۡ ضُحَىٰهَا

Onlar o kıyameti görecekleri gün sanki dünyada bir akşam veya kuşluğundan başka durmamışa dönecekler